80 Share

Oksitosin Hormonu

Furkan Altunsoybir yıl önce



Oksitosin hormonu nedir?

Eğer bir gün üzgün birini görürseniz ona sıkıca sarılın. Çünkü üzüntüsünün devası belki de sizin kollarınızdadır. Peki nasıl?

 Bağlılık aşk ve sevgi hormonu olarak da bilinen oksitosin hormonu sayesinde. Yunanca oxys(ani hızlı) ve tokos(doğum) kelimelerinden oluşan Türkçesi hızlı doğum olan bir kelimedir. 1906 yılında bu hormonu keşfeden fizyolog Henry Hallet Dale hormonun isim babasıdır. Kendisi beyinde yer alan hipofiz bezinden elde ettiği bu hormonu hamile kedilere verdiğinde rahim kasılmalarının arttığını görmüştür. O nedenle bu hormona bu ismi vermiştir. Oksitosin hormonu doğum sırasında artış gösterir ve rahim kaslarının kasılmasını uyararak doğumu kolaylaştırır. Aynı zamanda emzirme süresinde meme başına sütün gelmesinde önemli rol oynar.

 Anne bebeğini emzirmeye başlar başlamaz buradan çıkan sinyaller annenin beyninde hipotalamus bölgesine gider. Bu bölgede üretilen oksitosin hormonu arka hipofiz aracılığıyla kan dolaşımına katılır. Kan aracılığıyla memeye gelen oksitosin hormonu buradaki kasılabilir hücreleri etkileyerek sütün akışını kolaylaştırır.

Yapılan bir çalışmada oksitosinin aşk bağlılık ve güven konularında rol oynadığı da saptanmıştır. Yani birine ne kadar çok oksitosin salgılatırsanız o kişiyi kendinize o kadar kuvvetli bağlamış olursunuz. Örneğin bebeğin annesini emmesi sırasında salgılanan oksitosin anne ve yavru arasındaki kuvvetli bağın oluşmasını sağlar. Bu sebeple anne ve bebek arasındaki fiziksel temas çok önemlidir. Farelerde yapılan çalışmalarda anne ve yavru arsındaki temasın azaltılması ya da annedeki oksitosin hormonunun baskılanması sonucu annelik bağlarında önemli bir düşüş görülmüştür. Dokunma ve fiziksel temasların da oksitosin salgılattığına dair bir çok araştırma bulunmaktadır.

Oksitosin stresi azaltır:

Nörologlar stresli ve korkulu bir durum ya da olayların, oksitosini uyararak hem merkezi sinir sisteminde hem de kan dolaşımında oksitosin salgılanmasına neden olduğunu ve bu durumun da stres ve anksiyeteyi azalttığını saptamışlardır.

Yaşlanma ve oksitosin:

Yaşlı fareler üzerinde bir çalışma yapılmıştır. Bilindiği üzere yaşlandıkça organ ve dokulardaki yenilenme kapasitesi azalmaktadır. Örneğin insanda kas kitlesinin azalması 30 yaşında başlar ve 50 yaşından sonra da giderek hızlanır. Yapılan araştırmada yaşlı farelerde kas hücrelerinin azaldığı incelenmiştir. Çalışma ekibi oksitosin hormonunun yaşlı farelerde kas hücrelerini iyileştirdiğini göstermiştir. Normalde kanadaki oksitosin yaşla beraber azalmaktadır. Yaşlı farelere dışarıdan oksitosin enjekte edildiğinde oksitosinin kaslarla ilgili kök hücreleri uyararak kas hasarını düzlettiği ortaya konulmuştur.

Özetlersek sarıldığınız ya da fiziksel temas kurduğunuz kişilerde arttırdığınız oksitosin hormonu sadece aranızdaki bağı güçlendirmekle kalmayıp sağlıklı bir kas dokusuna sahip olmalarını da sağlayabilir. Bu nedenle sarılmak için özel günleri beklemeyin, çünkü bazen sıcak bir sarılma kas dokusunu bile güçlendirebilir.

Kaynak:

https://www.youtube.com/watch?v=tEHDLL4DiZw


Bu Blog İçin Durumunu Belirt

Love

0

Cool

0

Geeky

0

Lol

0

Meh

0

Omg

0

Thnk

0

Angry

0

Yorumda isminiz görünsün mü ?

Benzer Bloglar