107 Share

1. Haçlı Seferi

Furkan Altunsoybir yıl önce



Başlıca Nedenleri:

Birinci Haçlı Seferi'nin başlatılmasının stratejik ve jeopolitik nedenleri ne olurlarsa olsunlar, seferi başlatan ana faktör Bizans imparatoru I. Aleksios'un Avrupa'dan destek yardım istemesi oldu. Aleksius Selçuklu Türklerinin Nikea (günümüzde İznik) kadar batıya gelip yerleşmelerinden Konstantinopolis'in böylece tehdit altında kalmasından dolayısıyla endişeliydi. Mart 1095'te Piacenze Konsili'ne elçiler göndererek Papa II. Urbanus'tan Selçuklu Türkleri'ne karşı yardım talep etti. II. Urbanus bu talebi pozitif tutumla karşıladı. Buna neden belki 40 yıl önce Ortodoks ve Katolik Kiliselerinin birbirinden tamamen ayrılıp Hristiyanlık alemini ikiye bölmelerini engellemek ve Doğu'da Ortodoks Kilisesine yardım elini uzatarak Papa'ya öncelik tanınması prensibine uygun olarak Hristiyan alemini birleştirmekti.

Temmuz 1095'te bir askeri sefere gitmek için asker toplamak nedeniyle Papa II. Urban kendi doğduğu ülke olan Fransa'ya döndü. Fransa'daki gezileri sonunda kasım ayında bir Clermont Konsili toplandı. Bu konsilin açılış konuşmasında II. Urbanus Fransız Soyluları ve kilise rahiplerinden oluşan bir seyirci kalabalığına; Doğulu Hıristiyanlara, Kutsal Ülkelere giden Hıristiyan Hacı adaylarına inanılmaz zulümler yapıldığı iddiasını dillendirdiği, ve bu konuda dehşetengiz ayrıntılara yer verdiği önemli bir dinsel nutuk (vaaz) verdi. Bu konuşmanın birçok değişik ayrı versiyonu bulunmaktadır. Bunlardan beşi orada bulunan din adamları tarafından ve diğerleri ise bu vaazı doğrudan doğruya duymayan kişiler tarafından eserlerine konmuştur. Ama bunların hepsi Birinci Haçlı Seferi'nden sonra Haçlılar tarafından Kudüs'ün ele geçirilmesinden sonra yazılmıştır. Bu nedenle II. Urbanus'un eksiksiz ve ekli olan parçalardan arındırılmış olarak bu dinsel vaazda gerçekten ne dediğini bilmek imkânsızdır.

Bütün versiyonlar ayrıntılara göre birbirlerinden değişiktir. Fakat genel olarak II. Urbanus Avrupa'daki cemiyetin şiddet hareketleri ile dolu olduğunu ve Tanrının Barışının korunması gerektiğini; yardım isteyen Doğu'da Bizanslılara destek sağlanması gerektiğini; Doğu'da Hıristiyanlara karşı işlenen suçlar bulunduğunu ve yeni bir çeşit savaşın, silahlı olarak yapılan bir haccın, gerekli olduğunu ve böyle bir haccı yerine getirirken ölenlerin günahlarından arınıp cennete gideceklerini ve bu haccı yerine getirip dönenlerin de cennette yerleri bulunduğunu bildirmiştir.

Fakat hiçbiri bu haccın son hedefinin Kudüs'e gitmek olduğunun açıkça belirtildiğini ifade etmemektedir. Fakat II. Urbanus'un sonraki vaazlarından son hedefin Kudüs'e doğru bir askeri sefer olduğu tekrar tekrar açıklanmıştır.

Savaşa Doğru:

Haçlı Seferlerinin hazırlanmasında etkin rol oynayan Piyer Lermit üstü başı yırtık, elinde haç olduğu hâlde bütün Fransa’yı ve Avrupa’yı dolaştı ve halkı, Haçlı seferlerine katılmak için teşvik etti.

Bunun üzerine sayısı 100 bini bulan bir Haçlı ordusu toplandı. Yoksul Gotye adlı bir şövalye ile Piyer Lermit’in başkanlığında toplanan bu Haçlı ordusu, Bizanslılar’ın da yardımı ile Yalova üzerinden İznik’e geldi. Burada toplanan Haçlılar, Anadolu Selçuklu Sultanı I. Kılıç Arslan’ın kardeşi Davud tarafından büyük bir mağlûbiyete uğratıldı. Yoksul Gotye bu savaşta öldü. Piyer Lermit ise kaçmak suretiyle canını kurtarabildi.

Bundan sonra kontların, düklerin, şövalyelerin idaresinde, Alman, İngiliz, Norman ve Belçikalılardan meydana gelen büyük bir Haçlı ordusu, İstanbul’da toplandı. Bunlar Türkler ’den aldıkları yerleri Bizanslılara verecek, buna karşılık Bizans’tan erzak ve mühimmat yardımı alacaklardı. 1096’da Anadolu’ya gelen Haçlı ordusu, uzun bir kuşatmadan sonra İznik’i aldı. Bundan sonra yollarına devam eden Haçlılar, Eskişehir yakınlarında I. Kılıç Arslan’ın orduları ile karşılaştılar (1097). Ancak, Haçlıların çokluğu karşısında geri çekilmek zorunda kalan I. Kılıç Arslan, bundan sonra yıpratma savaşlarına başladı. Şehir ve kasabaları boşaltarak, suyollarını tahrip ettirdi. Güçlükle ilerleyen Haçlılar nihayet Toroslar’ı aşarak Antakya önlerine geldiler. Sekiz ay süren bir kuşatmadan sonra burayı da aldılar. Başlangıçta 600 bin kişiye ulaşan Haçlılar’ın kuvveti Antakya’dan Kudüs önlerine gelindiğinde 50 bin kişiye düşmüştü. Haçlılar Antakya’dan sonra Kudüs’ü de ele geçirdiler. Şehri yağmalayan Haçlılar, bu arada Müslüman ve Museviler’den 70 bin kişi öldürdüler (1099).

Daha Sonrasında ise 2. Haçlı Seferi gelmektedir onu ise diğer yazımızda anlatacağım.


Bu Blog İçin Durumunu Belirt

Love

0

Cool

0

Geeky

0

Lol

0

Meh

0

Omg

0

Thnk

0

Angry

0

Yorumda isminiz görünsün mü ?

Benzer Bloglar