119 Share

Plevne Savunması

Furkan Altunsoybir yıl önce



Rusya sıcak denizlere inerek dünya siyasetindeki etkisini artırmak, Karadeniz’deki hâkimiyetinigüçlendirmek, Osmanlı Devleti üzerindeki nüfuzunu artırmakiçin, Osmanlı Devleti sınırları içinde yaşamakta olan Hıristiyanların haklarını koruma bahanesiyle 24 Nisan 1877 tarihinde Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etmiştir.Savaş,  Kafkaslar ve Balkanlar üzerinde olmak üzere iki cephede yaşanmıştır.  Rusya’nın Osmanlı topraklarında ilerlemekte olduğunu gören Romanya,  Sırbistan ve Karadağ da Rusya’nın yanında yer almıştır. Nisan 1877’den Ocak 1877’ye kadar süren savaş esnasında Rus orduları Balkanlar üzerinden ilerleyerek Çatalca’ya kadar gelmeyi,  Kafkaslar üzerinden ilerleyerek Erzurum’a kadar gelmeyi başarmışlardır. Savaşı daha fazla devam ettiremeyeceğini anlayan Osmanlı Devleti’nin girişimleri sonucunda 31 Ocak 1878 tarihinde imzalanan Edirne Mütarekesi ile savaş sona ermiştir Bulgaristan’ın güneyinde bulunan Plevne,  Rus ordularının İstanbul yönünde ilerlediği yol güzergâhındaolması hasebiyle, savaş esnasında, stratejik bir öneme sahip olmuştur.  Buna bağlı olarak da Rusorduları burayı ele geçirmek istemiştir.  Bunun için Plevne’yi, beş ayı aşkın bir süre kuşatma altında bulundurmuşlardır. Osman Paşa’nın Ruslara karşı Plevne’de verdiği mücadele 19 Temmuz 1877’de başlayıp 10 Aralık 1877 tarihine kadar devam etmiştir ve Türk Kuvvetleri 42.000 kişi ve 72 toptan oluşuyordu.

Osmanlıya savaş ilan eden Rusların büyük bir ordu ile Tuna’ya geldiği öğrenilince Osman Paşa Plevne’ye gönderildi. Bugünkü Bulgaristan sınırları içerisinde kalan Plevne’de, Osman Paşa gelen Rus öncü kuvvetlerini bozguna uğratmıştır. Ancak 10 gün sonra 40 bin kişilik bir ordu ve 172 ağır topla daha büyük bir Rus ordusu Plevne yakınlarına gelip, kuruldular. Osman Paşa da bu durum karşısında bir gece yarısı ani bir saldırı ile neye uğradığını şaşıran Rusları geri çekilmek zorunda bıraktı.

Daha sonra tekrar Plevne önlerine gelen Ruslar ve Osmanlı arasında 10 günlük şiddetli bir savaş oldu.

Rus orduları bu savaşlardan da netice alamayınca 17 Eylülde geri çekilmek zorunda kaldı. Bu arada Tahta yeni çıkan 2. Abdülhamid bir ferman ile Osman Paşaya gazi unvanını verdi ve rütbesini de Mareşalliğe yükseltti.

Savaşlar devam ederken, Ekim ayının sonlarına gelindiğinde,  Osman Paşa’nın elindeki kaynaklar tükenme noktasına gelmiş, dışarıyla bağlantılar tamamen kesildiğinden, ikmal alma ihtimali de bitmiştirOsman Paşa,  kuşatma hatlarına karşı çok az sayıda top mermisiyle karşılık vermiştir.  Osman Paşa’nın bu tutumlu davranışının bir sebebi olarak Rus toplarının Plevne’nin toprak tahkimatı karşısında pek etkili olmaması görülse de bunun en önemli sebebinin cephane yetersizliği ve Plevne’ye dışarıdan gereken desteğin gelmemesidir. Cephane kıtlığından dolayı Rusların sürekli devam eden topçu atışlarına çok tasarruflu bir şekilde karşılık verilebilmiştir Eylül ayının sonlarında Plevne’nin etrafındaki Rus çemberi daha da daralmış, Sofya yolu güvenliğini kaybetmiş ve böyleceOsman Paşa’nın dışarıyla ulaşımı ve iletişimi büyük oranda kesilmiş ve ordunun ikmal ihtimali ortadan kalkmaya başlamıştır. Eylül ve Ekim ayları içinde Osman Paşa’nın emrindeki askerlerin sayısı, stoklardaki yiyecek, giyecek ve savaş malzemeleri her geçen gün azalırken Rus ordusu sürekli yeni destekler almıştır. Rus-Romen birleşik ordusunun mevcudu 125.000’ibulmuştur, Fakat Osman Paşa her şeye rağmen Rus taarruzlarına karşı tetikte olmuş ve fırsat buldukça karşı taarruzlara geçerek Ruslara önemli kayıplar yaşatmıştır.  Böylece Türk ordusunun hâlâ güçlü bir durumda olduğunu göstermiştir. Ekim sonlarına gelindiğinde, Plevne’nin her yönden kuşatıldığı günlerdebile Osman Paşa’nın Ruslar karşısında hâlâ başarılar kazanmakta olduğu ve onlara önemli kayıplar verdirdiği görülmüştür.

Kasım ayının ilk günlerine gelindiğindePlevne ordusunun yaşadığı zorluklar daha da artmıştır Gerekli asker ve cephane desteği alamayan Osman Paşa,  genel itibariyle,  savunmada kalmayı tercih etmiştir. Fakat buna rağmen Osman Paşa’nın ordusu, Ruslar tarafından hâlâ tehdit olarak görülmüştür. Ara ara Plevne’den çıkışlar düzenleyerek karşılarındaki düşmana önemli kayıplar verdiren Türk birlikleri,  Rusları bu düşüncesinde haklı çıkarmıştır. 

Osman Paşa 16 Aralık 1877’de elindeki son kuvvetlerle kaleden dışarı çıktı ve düşman hatlarına saldırdı. Birkaç hattı yarıp geçtiyse de sonuçta bir netice alamadı. Tümeni ile savaşırken ağır bir şekilde yaralandı ve bu durum ordu içerisinde bir panik havası yarattı. Kumandanlarında ricasıyla teslim olma kararı aldı. Osman paşa kılıcını General Granetzky’ye teslim etmiştir. Gözlerindeki yaşlara engel olamayan kurmay başkanı Tahir Paşaya “Alın yazısını kimse değiştiremez.” dedi ve bir aslan gibi düşman generaline yönelerek “Buyur generalim” diyerek kılıcını uzattı. Ellerini yüzüne kapatan Rus generali Granetzky “Ben bu kılıcı alamam” dedi ve onunda gözlerinden yaş dökülüyordu. Çünkü kat kat fazla düşmana karşı büyük bir duruş ve başarı elde etmişti Osman Paşa. Her saldırıda Rusları bozguna uğratmıştı.

Daha sonra bir araba ile Plevne’ye götürülen Osman Paşa başkumandan Grandük Nikola ve Romanya prensi Carol tarafından karşılandı. O dönemde Osmanlıya bağlı olan Romanya prensi Carol Osman Paşanın elini sıkmak istedi ancak Osman Paşa elini uzatmadı ve “Bir asiye elimi sıktırmam” dedi.

34 ay esir kaldıktan sonra İstanbul’ gönderilen Osman Paşa büyük bir merasim ile karşılanmıştır ve Sultan 2. Abdülhamid onu alnından öpmüştür.

Osman Paşa Plevne de öylesine güçlü bir savunma yapmıştır ki Çar 2. Alexander bile kılıcını almamıştır ve başarısı ile bir destan yazarak gerek Osmanlıda gerekse de Avrupa'da örnek gösterilen bir komutan olmuştur

Bu Blog İçin Durumunu Belirt

Love

1

Cool

0

Geeky

0

Lol

0

Meh

0

Omg

0

Thnk

0

Angry

0

Yorumda isminiz görünsün mü ?

User

(1) (0)

Yorumu beğendiniz mi ?

Osman Paşa

Şanı Yüce Osman Paşa yazdığın destan unutulmaz.

Benzer Bloglar