214 Share

Evrenin Kestirmeleri: Solucan Delikleri

Furkan Altunsoybir yıl önce



Burası Dünya 

(Üstteki yazıyı yazının devamında kullanacağız.)

İnsanlık her zaman ulaşım için daha hızlı bir yol buldu. İlk çağlarda yürüyerek yolculuk ederken, ilerleyen dönemlerde hayvanlar evcilleştirildi, arabalar üretildi, trenler, gemiler ve uçaklar derken en son uzay araçları ile şu anki en yüksek hızlara ulaştık. Tabii ki bu hızlar artacaktır artmaya da devam ediyor örneğin yaygınlaşan hızlı trenler gibi.

Belki dünyamızın içinde gerçekten hızlıyız, ama evrende o kadar hızlı mıyız sizce? Örneğin başka bir yıldız sistemine gidebilir miyiz? Bu sorunun cevabı maalesef hayır. Çünkü en hızlı insanlı uzay aracı saatte yaklaşık 40.000 km hıza ulaşabiliyor. Bu sayı ışık hızının %1’i bile değil hatta %1’ine yaklaşmıyor bile.

Evren keşfedilecek galaksiler, yıldız sistemleri, farklı gezegenlerle dolu ama hiçbirine gidemiyoruz ve bu ne kadar da iç karartıcı bir şey değil mi. Dünya'ya en yakın yıldız sistemi olan Alpha Centauri bile, 4,1 ışık yılı uzaklıkta yer alıyor. Yani oraya ulaşabilmek için ışık hızında 4 yıl seyahat etmemiz lazım. Anlayacağınız üzere bu olay pekte mümkün değil. Çünkü Alpha Centauri’ye ulaşmamız için, 40.000 km/saat hızla yaklaşık 140.000 yıldan daha fazla süre yolculuk etmemiz gerekir. İnsan ömrü ise buna pekte uygun değil.

Ancak bir yol olabilir. Evet, bir yol, bir delik, solucan delikleri. Solucan delikleri uzayda iki noktayı birbirine bağlayan büyülü bir geçit gibidir. Henüz hiç keşfedilmemiş olan ve Einstein-Rosen köprüsü olarakta adlandırılan solucan delikleri aslında fiziğe aykırı değiller yani olabilirler. Ancak fiziğe göre bu köprülerden geçmeye çalışırsanız solucan deliklerinin duvarları birbirini çekip içine çökebilirler ve bu yüzden duvarlarındaki dengesizlik çok yüksek olacağından ölebilirsiniz. Hatta bu dengesizlik hali bir süpernova oluşturarak bir sistemi yerle bir edebilir. Bu yüzden solucan deliklerini kullanmak istiyorsak ilk önce onu dengelemeliyiz.

Solucan delikleri nasıl dengelenirler?

Gerçekçi olarak, solucan deliğini açık tutmak için bir negatif enerji kaynağına ihtiyacınız olacak ve bunu nasıl yapacağımızı tam olarak bilmiyoruz. Negatif kütleli madde dediğimiz şey kütlesi eksi olan yani sizin kütlenizin eksi olanı. Son yıllarda sıvı bir negatif kütleli madde üretilebildi. Bu sıvı ileri itildiğinde geri yöne doğru hareket eder. Negatif kütleli işte bu anlama gelmektedir. Ancak bu sıvıdan farklı olarak karanlık enerjide negatif kütleli maddeye örnek olabilir. Karanlık enerji; fiziksel evrenbilimde, astronomide, astrofizikte ve gök mekaniğinde, evreni sürekli genişlettiği ve galaksileri birbirlerinden uzaklaştırdığı varsayılan bir enerji türüdür.

Diyelim ki negatif kütleli maddeyi elde ettik ister sıvı olsun ister karanlık enerji. Bu durumda solucan deliğini açık tutabilmek için inanılmaz seviyelerde enerjilere ihtiyacımız olacaktır. Güneş gibi bir kaynaktan bile yarım yamalak enerji elde ediyoruz. O yüzden şu anlık çokta heveslenmemek lazım. Kaldı ki solucan deliğinin içinde ne tür maddeler var radyasyon seviyesi ne kadar çok olacak bu soruların yanıtları bile çok büyük sorunları beraberinde getirebilirler.

Basitçe Solucan deliklerinin nasıl bir yapıları var?

Solucan deliklerini en basit tanım ile anlatmak istiyorum size. 2 gün önce paylaştığım bir yazıda Elmas gezegen olan 55 Cancri e gezegenini anlatmıştım size. Şimdi 40 ışık yılı uzaklıktaki bu gezgen üzerinden solucan deliklerini basitçe anlatacağım size.

Yazının en başındaki “Burası dünya” yazısını görmüşsünüzdür. Şimdi sizden yazının bu kısmını da o elmas gezegen olarak düşünmenizi istiyorum. Ve şuan okuduğunuz bu yazı bir A4 kâğıdının üzerinde olsun. A4 kâğıdı ise uzay. Sayfanın başı Dünya ve sonu olan burasıda, Dünyadan 40 ışık yılı uzaklıktaki Elmas gezegen. Diyelim ki sayfanın başından, sonu olan buraya kadar uzaklık 20 cm olsun. Eğer siz bu sayfayı ortadan ikiye katlayıp Dünya ile Elmas gezegeni üst üste getirirseniz aradaki farkı 4 5 cm ye kadar düşürebilirsiniz. İşte bu durumda uzay olan kâğıdı bükmüş oluyorsunuz, yani uzay zamanı büktünüz ve Üst üste duran iki gezegen arasındaki boşluğa da Solucan deliği getirdiniz. Siz Dünyanın yanındaki delikten girip ışık hızıyla bile 40 yılda gelebildiğiniz yolu 2 3 yılda belki de daha az bir sürede gidebileceksiniz. Solucan deliğinin olayı da tamamen bundan ibaret.

Siz bunu bir kâğıdın başına A sonuna da B yazıp kâğıdı ikiye katladıktan sonra üst üste gelen noktaları da delik bir şey ile birbirine bağladığınızı düşünerek uygulamalı olarak bir solucan deliği modellemiş olursunuz.

Aslında solucan delikleri uzayda çok küçük mikro boyutlarda oluştuğu söylenmektedir. Eğer bunlardan birini büyütüp kullanabilirsek bir tane oluşturabiliriz. Ancak bunu kullanabilir miyiz kullanmak için neler yapabiliriz bunlar büyük bir soru işareti.

Kısaca evren keşfedilmeyi bekleyen onlarca gezegenler, galaksiler, Yıldız sistemleri, Gök cisimleri ve belki de daha varlığından haberimiz olmayan şeylerle dolu. Umarım bir gün o bilinmez karanlıkları ve karanlığın içinde bizi bekleyen parıltıları keşfedebiliriz…  

Kaynak:

https://www.youtube.com/watch?v=bl7QtQpzm18


Bu Blog İçin Durumunu Belirt

Love

0

Cool

0

Geeky

0

Lol

0

Meh

0

Omg

0

Thnk

0

Angry

0

Yorumda isminiz görünsün mü ?

Benzer Bloglar